Büyük Savaş 3. Bölüm: Mektup

Yiğit

Yiğit ve Yusuf arkada, Doğukan önde kral Ali’nin karşısına çıktılar. Söze Doğukan başladı:

-Onları getirdim, kralım.

-Sağol, Doğukan, dedi kral. Şimdi, size gelelim. Ne istiyorsunuz benden?

-Barış. İstediğimiz tek şey barış. Savaşçılar, bir savaş başlatırsa, birbirimize ihtiyacımız olacak, dedi Yiğit.

-Onların üstünü arayın, dedi kral.

Yusuf gerilmişti. Belli ki bir şey saklıyordu. Yiğit, öyle olmaması için dua ediyordu. Önce Yiğit arandı, bir şey bulunmadı. Sonra Yusuf arandı, ve cebinden bir mektup çıktı. Arayan kişi, Reşit’ti. Ali’nin diğer lordu. Mektubu krala verdi. Kral okumaya başladı, Yusuf ise kaçmaya çalıştı fakat elbette yakalandı. Kral, Yiğit’e döndü:

-Bunu biliyor muydun?

-Hayır, kralım.

-Sana inanıyorum. Gitmene izin vereceğim. Ama diğeri, burada kalacak.

-Peki, kralım. Teşekkür ederim. Peki, kendi kralına ne söyleyeyim?

-Ona önce içindeki iki yüzlüleri temizlemesini söyle. Gidebilirsin.

Yiğit, arkasına bile bakmadan gitti. Yusuf için iş işten geçmişti.

Özgür(Kral)

Özgür, odasında bekliyordu. Lordlarını çağırmıştı. Ama sadece 2 tanesini. Özgür, ilk önce Hüseyin’e döndü:

-Senden bir şey istiyorum. Aslında üçünüzden de bir şey istiyorum. Hüseyin. Bu kâğıtta yazanları bulmanız istiyorum.

Hüseyin kağıdı biraz inceledi. 2 tane şey vardı zaten:

-Emredersiniz kralım.

-Bildiğim kadarıyla bunları Kara Orman’daki mağaralarda bulabilirsin. Fakat dikkat et, isminin kara orman olmasının bir sebebi var. Orada vahşi hayvanlar var. Hem de çok fazla. Ve hepsi tehlikelidir.

Ardından Osman’a döndü:

-Çok fazla akraban var bu şehirde. Onlardan birinin bir yapı inşaat etmesini istiyorum. Fakat belirttiğim materyaller ile. Bu kâğıtta materyaller ve yapının planı var.

-Emredersiniz kralım. Yapmamız en fazla 1 ay sürer.

-Size 2 hafta veriyorum. 2 hafta içinde bitirin.

-Ama kralım, o kadar kısa sürmeyebilir.

-Sözümü söyledim Osman. 2 hafta içinde bitmiş olsun.

-Ne için yaptırıyorsunuz bunu?

-Daha fazla ileri gitme, Osman. Beni sorguya çektiğinin farkında mısın? Ama gene de söyleyeyim. Büyük Savaş’ı başlatmak için yaptırıyorum. Düşmanlarımızın kendilerini geliştirmelerine izin veremeyiz. Gidebilirsiniz.

Hüseyin ve Osman çıktıktan sonra içeri bir diğer lord olan Miraç girdi. Elinde kuzgun vardı. Krala verirken:

-Kralım, bu not yeni geldi. Sizin gördüğünüz kuzgunun notu değil. Onu getirecektik size fakat yeni bir kuzgun geldi. Bu, Avcılar’ın kralından.

Özgür notu okumaya başladı:

-Avcılar’ın kralı Ali’den, Savaşçılar’ın kralı Özgür’e, Kurnazlar’dan iki lord geldi. Yiğit ve Yusuf. Yusuf, kendisinin senin adamın olduğunu söylüyor. Bana geri kuzgun yolla. Ve ayrıca, Kurnazlar benimle bir olmaya karar verdiler. Onları geri çevirdim. Aralarında benim bir adamım var. O, Kurnazlar’ın kralını öldürecek. Bundan emin olabilirsin. Yani Büyük Savaş’ı başlatmana gerek yok. Öyle değil mi?

Özgür biraz düşündü ve Miraç’a döndü:

-Masama otur. Ve yaz. Savaşçılar’ın kralı Özgür’den, Avcılar’ın kralı Ali’ye. Yusuf, benim adamım değil. Yalan söylüyor. Onu öldürebilirsin. Hatta bir şey istiyorum senden. Benim için onu şehrin ortasında as. Büyük Savaş hakkında şimdilik açıklama yapmayacağım. Benden haber bekle.

-Yazdım kralım.

-Kalemi ver, dedi Özgür ve imzaladı. Notu Miraç’a verdi ve:

-Bunu götür, Avcılar’ın kralına yollasınlar. Hem de hemen.

-Emredersiniz kralım.

-Ve Miraç, benim için bir fedakarlık yapabilir misin?

-Elbette kralım. Siz isteyin yeter.

-Tamam. Ne olduğunu şimdi söylemeyeceğim. Ama şunu bil, senin bu fedakarlığın, Büyük Savaş’ın başlamasında çok büyük bir rol oynuyor. Şimdilik bu notu ilet ve bekle. Biraz dinlen. Ailenle vakit geçir. İzinlisin.

-Emredersiniz kralım. Sağolun.

Özgür, penceresinden dışarı baktı. Kalesine, çalışanlarına, ailelere. Aklında büyük bir plan vardı. Kocaman. Ve piyonlar yapmaları gereken şeyi yapıyorlardı. Hem de harfi harfine.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla