İyi ve Kötü – AC Syndicate: Jack the Ripper DLC ve Sonic Forces: Episode Shadow DLC İncelemesi

Spread the love

2 DLC oynadım son zamanlarda ve dedim ki, neden bunların incelemesini yapmayayım? Ama DLC olduğu için, bu ikisini birleştirip tek incelemede bahsetmek istedim. Ve şimdi, hem AC Syndicate: Jack the Ripper DLC’sini, hem de Sonic Forces: Episode Shadow DLC’sini incelemeyeceğiz. Başlayalım.

Sonic Forces: Episode Shadow

Öncelikle Sonic Forces incelememi okumadıysanız şuradan okuyabilirsiniz. Şimdi, ana oyunu beğenmiştim ama fiyatına karşılık 4 saatin az olduğunu söylemiştim. Burada Episode Shadow’u da fiyatından dolayı yerden yere vurmamı bekleyebilirsiniz. Ama şaşırtıcı bir şekilde Episode Shadow her platformda, oyuna sahip olan herkese bedava. Ki bu harika bir şey çünkü Episode Shadow, 20 dakika bile sürmüyor. 10 dakikada, maksimum 17,18 dakikada Episode Shadow’u bitirebilirsiniz. Peki DLC bize ne veriyor? 3 tane bölüm. Ve her biri, ana oyundaki bölümlerin aynısının biraz eklemeli versiyonu. Bir de elbette DLC’nin isminden de anlayabileceğiniz gibi Shadow ile oynuyoruz. Fakat Shadow, Modern Sonic’in aynısı. Tüm kontrolleri aynı. Sadece skin değişmiş. Bir de Sonic normal koşarken, Shadow ayakkabıları nedeniyle paten yapar gibi koşuyor.

Bu sefer biraz ters oldu ama hikaye ise bizlere Infinite’in nasıl Infinite olduğunu anlatıyor. 3 bölüm de oldukça güzel ve hikaye iyi. Ama iki tane sorunum var. Birincisi, oyunun sonundaki ara sahne neden var? Şöyle ki, oyunu bitirdikten sonra sonda bir ara sahne çıkıyor. Ve bu ara sahne, ana oyundaki ara sahnelerden biriyle aynı. İlk başta dedim ki, galiba bu sahnede bize göstermediği bir şey var, şimdi aynısı gibi yapıyor, ama bizlere buradaki ilginç bir şeyi gösterecek. Ama hayır, baya aynı sahneyi bir kez daha izliyorsunuz? Neden, orasını ben de çözemedim. Ve iki, bu DLC güzel, hatta bedava olması daha da güzel ama, neden ana oyunda bu bölümler yoktu ki. Infinite’in geçmişi ile ilgili azıcık daha şey öğreniyoruz ve bunu bilerek ana oyunu oynasaydım daha mutlu olabilirdim. Ayrıca bende internet var, bu DLC’yi indirdim ama bazıları konsoluna alıp, internet bağlamadığı için veya internetleri olmadığı için bu DLC’yi fark etmeyecek ve indiremeyecek. Neden?

Kısaca DLC güzel, ama bunlar zaten ana oyunda olmalıydı. Sana daha iyi puan vereceğimi mi sanıyorsun Episode Shadow, yanılıyorsun.

Puan: 6/10

Assassin’s Creed Syndicate: Jack the Ripper

Kötü DLC nasıl olurmuş gördük. Şimdi hiç beklemediğiniz bir şekilde iyi DLC nasıl olur ona bakacağız. Ve evet, bir DLC nasıl yapılmalı sorusunu bize Dost Canlısı Komşunuz Ubisoft verecek. AC Syndicate oldukça eğlenceli bir oyundu ve bir indirimde oyun için yapılmış Season Pass’i aldım. Hem de 30 TL’ye. Ve DLC’yi almamın tek sebebi aslında Jack the Ripper’dı. Fakat görev ekliyormuş diye The Last Mahajara DLC’sini de indirdim ve Jack the Ripper’dan önce ona bakıp oyundan soğudum. Acayip sıkıcı gelmişti. Hem konusu, hem de görevleri. Ve 5,6 ay sonra Jack the Ripper’ı indirip AC Syndicate’a geri döndüm. Ve ne yalan söyleyeyim, acayip şaşırdım.

Konumuz Jack the Ripper’ın kardeşimiz Jacob’ı kaçırmasından sonra Londra’ya dönüp Evie olarak onu aramamız. Yani oyunda sadece Evie Frye ile oynuyoruz. Yanlış. Jacob’la da mı oynuyoruz? Yanlış. Oyunda Evie ile beraber Jack the Ripper’ı da oynuyoruz ve inanamıyorum, bunu düşünen Ubisoft mu? Bravo ne diyeyim. Hikaye ve karakterler iyi. Çok iyi değiller ama iyiler. Şimdi de görevlere gelelim. Öncelikle oyun bizlere yeni bir bölge sunmuyor ama Londra’nın iki bölgesinde farklı yan görevler sunuyor. Hiç uzatmak istemiyorum, yan görevler berbat, hiç uğraşmayın. Zaten değmez. Ama ana görevler, oldukça iyi. Jack the Ripper ile 3 bölümde oynuyoruz. Ve 3’ü de birbirinden eğlenceli. 2 tane de Assassination görevi var. Bunlar da ana oyundaki gibi aşırı eğlenceli. Diğer 5 bölüm ise idare eder.

DLC’de de ana oyundaki gibi Yetenek Ağacı, Zırh ve Silah oluşturma, kişiselleştirme gibi şeyler var ama onlara girmeyeceğim. Çünkü hem azlar, hem de ana oyundakinin aynısı zaten. Ayrıca artık her oyunda varlar ve ben de bildiğinizi düşünüyorum. Benim için ne bir eksi, ne de bir artı kendileri. Son olarak oyuna eklenen yeni şeylerden bahsetmek istiyorum. Fear Sistemi ve Brutal Takedown. Fear sistemi, bazı şeyleri yaparak etrafınızdaki kişileri korkutup sizden uzaklaştırmanıza yardım ediyor. İnsanları korkutmak için yapabileceğiniz en iyi şey de Brutal Takedown. Yani adamı korkunç bir şekilde öldürme. Mesela 4,5 kişilik bir alan gördünüz. Çatılardan ilerleyerek birinin üzerine atlayın. Brutal Takedown yapın, ve etrafındaki herkes kaçsın. Siz de ilerleyin, ya da göreviniz neyse onu yapın.

Ki Evie, insanları öldüremeyeceği için Brutal Takedown’larda adamın suratına 80 tane korku bombası atıyor(Evet bunlar da yeni ve insanları korkutmak istiyorsanız Brutal Takedown haricindeki tek yolunuz bu bombalar.) ama özellikle Jack the Ripper ile oynarken Brutal Takedown ve Fear Sistemi çok daha mantıklı geliyor. Hele Brutal Takedown’ların animasyonları çok güzel olmuş ve Jack’in kişiliğini güzel yansıtmış. Toparlamak gerekirse Jack the Ripper, ucuzladığında alabileceğiniz güzel bir AC Syndicate DLC’si. Hem de çok güzel bir DLC. Jack’i de bir şekilde Assassin-Templar olayına bağlamaları da zorlama olsa da olmuş. Tavsiyem eğer oyun sizde varsa deneyin. Yoksa ana oyunu da deneyin, DLC’yi de deneyin.

Puan: 8/10

Ne diyeyim başka? 750 kelimeyi geçti. Yoruldum bende. Görüşürüz…

Bir cevap yazın

Araç çubuğuna atla
Online Oyunlar Listesi - Oyun Haberleri - Oyun Videoları Youtube - Steam Çekiliş.
Tüm hakları Mario'nun mantarında saklıdır.
Hakkında - Gizlilik - Kullanım Şartları