Minecraft Story Mode Episode 2: Assembly Required İnceleme

Ekibi Toplama…

Minecraft Story Mode’un ilk bölümünü sevdiğimi söylemiştim hatırlarsanız. Gidip incelemeye bakabilirsiniz. Açıkçası bu bölümü de sevdim. Önceki bölüm kadar iyi değil ama çok büyük bir düşüş yok. Tempo hala güzel. Karakterler de güzel fakat kendilerinin iç dünyasını biraz daha öğrensek. Veya geçmişini. O zaman bu karakterlere gerçekten bağlanacağız. Aksiyon sahneleri gene inanılmaz olmuş. Bu tarz bir oyundan beklemeyeceğiniz sahneler. Fakat bence bölümün sorunu duyguyu oyuncuya verememesiydi. Bir önceki bölümde çok duygu yüklü bir olay olmadı. Ama bu bölümde vardı. O başaramadı dendi fakat ben hiç üzülmüş hissetmedim. Hatta hiçbir şey hissetmedim. Çünkü hem karakterlerin içi dolu değil, daha doğrusu yeteri kadar dolu değil hem de oyun küçük yaştaki oyunculara da hitap etmesi için tasarlandığından dolayı duyguyu tam veremiyor. The Walking Dead’de biri öldü mü üzülüyorsunuz. Hatta neredeyse her şeye üzülüyorsunuz fakat Minecraft Story Mode maalesef aynı etkiyi bırakamıyor. Gene güzel bir giriş sahnesi var fakat bölüm biraz kısa. Bölümü 1 saatte bitirebilirsiniz. Ben bir kısmı çok araştırmadım, 45 dakikada bitirdim. Çok kısa.

Şimdi Spoilerlı olarak bölümün hikayesinden bahsedeceğim. Eğer görmek istemiyorsanız sonuca gidin.

Spoiler Başlıyor

Ben önceki bölümün sonunda Ellegard’ı seçtim. Umarım doğru yazmışımdır. Ve o Redstonia kısımlarını beğendim. Tam bu seçim çok önemliymiş diyecekken Magnus’un da geldiğini gördüm. Ve Axel eğer Magnus’u seçseydim neler olacağını anlattı. Onun dışında Petra’nın geri dönmesi güzel olmuş. Wither Sickness’lı olması elbette olayı güzel yapan şey. Bakalım sonraki bölümde Petra’ya ne olacak. Ellegard ve Magnus’un kavgaları da çok hoş olmuş. Giriş gene mükemmel zaten. Sondaki savaş sahnesi çok güzel. Redstonia’daki savaş sahnesi çok güzel. Fakat sonu bende çok etki bırakmadı. Gabriel’ın ölümü de. Bölümün kısa olması da büyük bir eksi.

Spoiler Bitti 

Sonuç olarak bu bölümü de beğendim. Önceki kadar iyi değil, ama gene de iyi.

Artılar:

-Aksiyon Kısımları

-Giriş

Eksiler:

-Bölüm Kısa

-Vermek İstediği Duyguyu Oyuncuya Tam Olarak Veremiyor

Son Söz: Önceki bölümden kötü ama gene de güzel.

Puan: 7.5/10

 

Minecraft Story Mode Episode 1: The Order of the Stone İnceleme

Minecraft’ın hikayesi olsaydı…

Walking Dead: A New Frontier’ın 3. bölümünü oynadıktan sonra kendime bir hedef belirledim. Walking Dead Season 1’den sonra çıkmış olan her Telltale oyununu oynayacağım. Oynamadığım oyun sayısının az olduğunu tahmin ediyordum. Zaten az çıktı. 3 tane. Ve bunlardan biri tahmin edersiniz ki Minecraft Story Mode. Aslında kendisini oynadım. İlk 4 bölümünü. Fakat sonraki 4 bölümünü oynamadım. Evet, oyun 8 bölümden oluşuyor bu arada. Ama konumuz ilk bölüm. Hikayesinden bahsetmem gerekirse The Order of The Stone isimli bir grup var. Bu grubun da dört üyesi var. Biri savaşçı, biri mühendis vs. Bunlar The End’e gidip Ender Dragon’u yenmiş. Ardından ise bir efsaneye dönmüşler. Bizim karakterlerimiz de elbette bu grubu tanıyor ve onlar gibi olmak istiyor.

Endercon isimli bir yarışmada güzel bir iş yapıyorlar fakat başka bir takım yaptıkları şeyi yok ediyor ve onlar kazanıyor. Ardından kutlama zamanı Ivor isimli bir adamın Wither isimli canavarı oluşturmasıyla ortalık karışıyor. Ardından Ivor bunu durduramayınca yaratık kendini güçlendiriyor. Ve Wither Storm olarak önündeki her şeyi yok etmeye başlıyor.

Konu Minecraft olsa bile oyun hikaye anlamında çok başarılı bir iş çıkarmış. Oynanış mekanikleri de aynı şekilde. Pek yeni bir şey yok aslında. Ama Minecraft’ta bulunan şeyleri bu hikayeye güzel bağlamışlar. Nether olsun, End olsun, yaratıklar, bloklar, hatta Minecraft’ın oynanış mekanikleri bile çok güzel bir şekilde eklenmiş. İlk bölüm 1,5 saat fakat hiç öyle hissettirmiyor. Walking Dead A New Frontier Episode 3 ile yaklaşık olarak aynı uzunluktalar fakat bu bölüm bitmek bilmedi. Bu iyi bir şey mi, kötü bir şey mi bilemedim. Fakat bölümün temposu inanılmazdı. Biraz aksiyon, biraz konuşma, biraz seçim, biraz etrafı araştırma, biraz konuşma, biraz aksiyon şeklinde gitmişler ve bunu çok beğendim. İlk başlarda pek aksiyon yok ama sonrasında oyun güzelleşiyor. Aynı zamanda oyunun çok güzel bir açılışı var.

Aksiyon kısımları ise beklenmedik bir şekilde güzel. Size gerçekten hissettiriyor. Sonuç olarak bölümü oldukça beğendim. Umarım bozmaz fakat hatırladığım kadarıyla bozuyor. Bakalım doğru mu hatırlıyorum, yoksa yanlış mı hatırlıyorum?

Artılar:

-Hikaye

-Aksiyon Sahneleri

-Tempo

-Minecraft’taki Şeyler Oynanışa ve Hikayeye Güzel Aktarılmış

-Daha Önceki Telltale Oyunlarında Bulunmayan Yeni Mekanikler Var

Eksiler:

-1,5 Saat 3 Saat Gibi. Ve Şimdi Karar Verdim, Bu İnsanı Yoruyor, Yani Bir Eksi

Son Söz: İyi bir başlangıç.

Puan: 8.5/10

 

The Walking Dead: A New Frontier Episode 3: Above The Law İnceleme

Geçmişi Unutmalı Mıyız, Yoksa Unutmamalı Mıyız?

Telltale Games Batman ile batırdı. Yeni motorun optimizasyonu kötüydü, karakterler kötüydü, hikaye kötüydü falan filan. Ama kendilerini bence The Walking Dead: A New Frontier Bölüm 1 ve 2 ile toparladılar. Şimdi Guardians of the Galaxy de geliyor. Bakalım ne olacak. Fakat ondan önce, konumuza dönelim. Spoiler uyarısı verene kadar spoiler olmayacak. O yüzden şimdi hikayeyi anlatmayacağım. İlk 2 bölümü beğenen bir insan olarak bu bölümü de beğendim. 80 ile 100 dakika arasında bitirebileceğiniz, biraz kısa bir bölüm aslında. Fakat bölümü güzel doldurmuşlar. Kısa olsa da öz olmuş. Karakterlerin geçmişlerini biraz daha görüyoruz ve onlara daha da ısınıyoruz. Bunun yanında hem üzülüyor, hem seviniyoruz. Sizi bilmiyorum ama benim Telltale oyununun bölümünden beklediğim de bu. Güzel aksiyon kısımları da var. Sürekli konuşma değil yani. O açıdan dengeyi de beğendim.

Spoilersız olarak bunları söyleyebiliyorum. Buradan sonra ister Spoilerlı kısmı da okuyun, isterseniz direk sonuç bölümüne geçin.

Spoiler Başlıyor

Bir önceki bölümde en son David’in, yani Javier’ın abisinin New Frontier’ı yönetenlerden birisi olduğunu görmüştük. Bu bölümde o hikayenin üstüne biraz daha gidildi. Ayrıca Clementine ve AJ’e ne olduğu da gösterildi. Fakat sonradan AJ’in ölmediği haberini aldık, o ayrı. Ardından New Frontier’dan atıldık, sonra David geldi. New Frontier’daki yöneticilerden olan kadının arkadan işler çevirdiğini öğrendik. Geri döndük, ve bölüm silah sesleriyle bitti. David gerçekten öldürdü mü tam emin değilim. Ama genel hikaye olarak bölüm beni tatmin etti.

Spoiler Bitti 

Sonuç olarak 3. bölüm Above The Law oldukça iyi bir bölümdü. Diğer bölümlerden iyi değildi, ama kötü de değildi. Özel bir şey yoktu, fakat olan şeyler güzeldi.

Artılar:

-Hikaye Güzel İlerliyor

-Karakterler İyi Yazılmış

-Aksiyon Kısımları İyi

Eksiler:

-Biraz Daha Uzun Olabilirmiş

Son Söz: Seri oldukça güzel bir şekilde ilerliyor. Umarım son iki bölümde batırmazlar.

Puan: 8/10

Call of Duty: Modern Warfare Remastered Variety Map Paketi Mini İnceleme (PS4)

Call of Duty serisinin önemli bir markası olan Modern Warfare’in Remastered versiyonu serinin hayranlarını muhteşem bir havaya sokmuştu. Yenilenen oyunu çok beğenen hayranlar, gelen  harita paketiyle eğlencelerine eğlence katacaklar. Yeni gelen bu harita paketi için güzel şeylerin haricinde tabi olumsuz yönleri de olacak. Bazı oyuncuların dert yandığı maalesef ki fiyatı ve ayrıca paket şimdilik sadece PS4 için oynanabilir. İleride Activision PC ve Xbox One için bir güncelleme yayınlar mı bilinmemekte.

Harita paketinin içine göz attığımızda yeni olarak sadece 4 harita geliyor (Remastered için özel). Tabi grafikler standart Call of Duty grafiklerinden biraz daha iyi. Özellikle renk paletlerinin yoğun olarak kullanıldığı haritalarda görsel bir şölen bizi bekliyor olacak. Yeni gelecek 4 haritanın isimleri ise şöyle;

Broadcast

Chinatown

Creek

Killhouse

 

Ayrıca 10 adet Nadir bulunan Supply Drop ve tonlarca yeni özelleştirme ile birlikte gelecek. Silahlarınızı ve kamuflajlarınızı çok daha fazla içerik ile özelleştirebileceksiniz. Paketi şu an satın alabilir ve oynayabilirsiniz.

İlk Bakış: The Division

Tom-Clancys-The-Division-Incursions-960x540

Dayanamadım ve sonunda satın aldım. Tüm hafta sonu boyunca yaklaşık 9 saat oynadım ve düşüncelerimi paylaşmak istedim. Senaryo bakımından eski siteyi takip edenler bilir, ilk bakışlarda senaryodan bahsetmem. O yüzden onu incelemeye saklayacağım. Oynanış açısından oyun bir MMO/TPS. Yani aslında Destiny’nin TPS versiyonu. Peki gerçekten öyle mi? İlk başta öyle zannediyordum fakat oyunun Destiny’den daha iyi olduğunu anlamam çok uzun sürmedi. Bu arada siteye neden bakmadığımı anlamış oldunuz. Oyunun Destiny’den farkı yapılacak çok daha fazla şeyi olması. Destiny, sadece senaryo modunu oynarsanız çok kısa süren, aynı zamanda da çok sıkıcı olan bir oyundu. Görevleri çok sıkıcıydı. The Division’da da aynı şey var ama Division daha dolu. Harita ilk başta küçük gelse de haritanın 4’te 1’ini 9 saatte bitirdim. Oyunda toplanabilecek tam 293 adet eşya var. Yan görevleri katmıyorum bile. Bir de ana görevler de var. Unutmayalım. Hatta Dark Zone var. Dark Zone’a hiç bakmadım. Hatta kendi üssünüzü geliştirmek için toplamanız gereken eşyalar var. Bunları da başka tür bir yan görevde alıyorsunuz. Şimdi anladınız mı ne demek istediğimi. Sınav haftam olduğu için pek oynayamayacağım ama okullar kapanana kadar incelemeyi yetiştiremeye çalışacağım.

İnceleme: Titanfall 2 Multiplayer

7 sene önce İnfinity Ward stüdyosundan iki kişi atıldı. Ardından bu iki kişi Respawn Entertainment’ı kurarak 2014 yılında Titanfall adlı bir oyun çıkardı. Titanfall yeni nesilde doğru düzgün bir FPS oyunu yokken geldi ve oldukça beğenildi. Hatta Call of Duty bile bu fikri beğenip aynı sene Advanced Warfare ile karşımıza çıktı. Titanfall olamadı o ayrı mesele. Ama oyunun iki büyük sorunu vardı. Birincisi oyunun Single Player’ı yoktu, ikincisi oyun Playstation 3 veya 4’e çıkmamıştı. Ama Titanfall 2, iki sorunu da kapatarak geldi ve bakalım nasıl?

Öncelikle senaryo modundan bahsetmeyeceğim. Ama söylemem gerekiyorken kısa olmasına rağmen aşırı iyi bir hikaye modu var. Oynamadan geçmeyin. Multiplayer’a gelirsek. Öncelikle bu oyunu diğerlerinden ayıran şeyden bahsedeyim. Titan’lar. Öldürdüğünüz düşmanlara ve yaptığınız şeylere bağlı olarak Titan’ınınızın gelme süresi azalıyor. Hiçbir şey yapmasanız da zamanla azalıyor. %100 olduktan sonra ise tek tuşla bir yer belirliyorsunuz ve Titan’ınınız oraya düşüyor. Ardından binip saldırıyorsunuz.

Pilotlar, Titan’lara karşı güçsüz kalmaz mı dediğinizi duyuyorum. Bunun içinde Titan’ın üstüne çıkıp içine bomba atabilir, veya Anti Titan silahlarınızla uzaktan vurabilirsiniz. Modlardan bahsedeyim hemen. Attrition klasik takımlı ölüm mücadelesi. Amped Hardpoint bölge ele geçirme. Pilosts vs Pilots sadece pilotlar ama takım var. Bounty Hunt ise Attrition gibi ama her öldürdüğünüz kişiden para alıyorsunuz ve katkı sağlamak için bu paraları belli yerlere koymanız gerekiyor.

Last Titan Standing de takımlı ama herkes Titan olarak başlıyor, hangi takımın Titan’ları daha uzun süre dayanırsa o takım kazanıyor. Ve ölünce geri gelemiyorsunuz. Capture The Flag karşı takımın bayrağını ele geçirip kendi bölgene getirme. Free for All, herkes tek deathmatch. Bir de Coliseum var ama bilet istiyor. Bana da hiç bilet çıkmadı. O yüzden bilmiyorum ne olduğunu. Maalesef oyun 6’ya 6 yani en fazla 12 kişi. Haritalar da büyük olduğu için sorun oluyor. Bounty Hunt ve Attrition modlarında botlar koyarak sorunu biraz çözmüşler ama diğer modlarda neden yok anlayamadım. Haritalar demişken oyunda 9 harita var. Haritalar çok sevilmedi ama benim hoşuma gitti. Harita işte. Galiba ilk oyun kadar parkur yapılamıyormuş o yüzden sevilmemiş ama ilk oyunu oynamadığım için gözüme batmadı.

Birazda sınıflardan bahsedeyim. Pilotunuzun sınıfları çok bir şey değiştirmiyor. Sadece bir özellik değiştiriyor. Bir tanesi görünmez olabiliyor, bir tanesi ip atıyor falan. Ama benden size tavsiye. Ben ip atan ile başladım, o kadar alıştım ki diğerleri ile oynayamıyorum. Titan sınıfları ise daha önemli çünkü Titan’ların silahları falan sınıfına bağlı. İlk oyunda 3 sınıf varmış, bu oyun sınıf sayısını bol tutmuş. Kılıçlı Titan bile var. Oyun çeşitlilik açısından çok iyi zaten. Pilotunuzu ve Titan’ınızı istediğiniz gibi özelleştirebilirsiniz. Silah çeşitliliği de oldukça güzel. DLC’ler de bedava oyunda. Şu ana kadar bir tane çıktı. Yeni bir harita ekledi. Harita sayısı 10 oldu.

Oyunda paket açma da var ama ilk kez duyuyor olmanız olası. Eğer oynamadıysanız veya başka insanların oynadıklarını seyretmediyseniz bilmiyorsunuzdur. Çok gereksiz çünkü. Oyunda Faction’lar da var. Ama pek bir işe yaramıyorlar. Görünüşte ufak tefek değişiklikler oluyormuş. O da gereksiz geldi. Son olarak Seviye atlama sisteminden bahsedeyim. Biraz değişik çünkü. Seviye atlamak XP ile değil. Oyunda Faction’ınızın, Titan’ının ve silahların seviyeleri var. Her seviye atladığında 1 puan veriliyor sizlere.

Oyunu kazanmak, iyi performans sergilemek falan da 1 adet puan veriyor. Bir sonraki seviye 10 puan istiyor diyelim. Bu tarz şeylerden toplamda 10 puan kazanınca seviye atlıyorsunuz. Değişik ama iyi. Grafikler ve sesler de güzel. Bir de Alpha’dan video. Alpha olduğuna bakmayın ana oyun ile aralarında hiçbir fark yok. Sorsalar mesela anlamazsınız Alpha mı tam oyun mu.

Sonuç olarak oyun Multiplayer kısmında çok başarılı. Türü seviyorsanız kesinlikle denemelisiniz.

Artılar:

-Modlar Güzel

-Haritalar Güzel

-DLC’ler Bedava

-Çeşitlilik İnanılmaz

Eksiler:

-Pilot Sınıfları Gereksiz

-Kutu Açma Gereksiz

-Faction Sistemi Gereksiz

Son Söz: 2016’nın en iyi Multiplayer oyunlarından.

Puan: 9.4/10

İnceleme: World of Warships

Kısaca bahsedersek Kıbrıslı Wargaming şirketi tarafından 17 Eylül 2015’de yayınlanan deniz savaşı temalı multiplayer online oyundur.Oyunda arkadaşlarınızla filo kurup savaşa bildiğiniz gibi tek başınıza da diğer takımın gemilerini denizin dibini boylamasını sağlaya bilirsiniz.Oyunda şuan 13 seviye var ve seviye atladıkça geminize ekleyebildiğiniz sancaklar,kamuflajlar ve yükseltmeler açılıyor.Word or Warship’in en  sevdiğim yanı bu çünkü yüksek seviye ve güçlü gemilere sahip olmanız için gerçekten emek ve vakit ayırmanız gerekiyor.Oyunda 4 farklı gemi sınıfı var gelin bunlara bakalım.

Muhripler

Muhripler kısaca ailenin yaramaz çocuğu.Küçük ve zayıflar ama çok tehlikeliler hızlı manevra kabiliyeti ve yüksek hızıyla top atışlarından kolayca kaçabilir ve belli bir alanda sis perdesi oluşturarak filoyu saklayabilirler.Öncelikli silahı torpido olan muhripler düşman gemilerine çok büyük hasar verebilir ve çok güçlü uçaksavarları sayesinde filoyu uçaklardan koruyabilir.Tavsiyem filodan çok uzaklaşmayın ya da köşelerden gizlice giderek uçak gemilerine ve düşman gemilerine ani hasar verip kaçabilirsiniz.

Kruvazörler

Kruvazörler orta büyüklükte gemilerdir.Çok seri atış gücüne sahip ve en yüksek hareket yeteneği ile karşı taraftaki kruvazörlere ve gizlice yaklaşan muhriplere karşı zırhlı gemileri koruyabilir ve gözcülük yapabilirsiniz.Bazı gemilerde sadece top bataryası varken bazılarında ekstradan torpido mevcuttur.Zırhlı gemilere karşı dayanıksız ve güçsüzdür bu yüzden takımdan ayrılmamaya çalışın.Seri atış yapmayı ve hızlı olmayı seviyorsanız kruvazör tam size göre.

Zırhlılar

Ve gelelim Ağır ağabeylere.. Çok ağır zırha ve çok büyük toplara sahip olan zırhlılar doğru noktaya tek bir  atışla kruvazörleri batırabilir ve yüksek menzilleriyle takımınıza büyük ölçüde yardım edebilirsiniz.Ayrıca güvertelerinde bulunan güçlü uçaksavarlar sayesinde uçaklara karşı kendinizi savunabilirsiniz.Böyle güçlü bir geminin tabi ki zayıf noktaları da var.Geminin hızı ve bataryaların topu doldurma süreleri oldukça YAVAŞ.Çok sabırlı olmanız ve atış yapmadan en az 2 defa düşünmeniz gerekebilir.Topların hedefe dönüş hızı 45 saniyeyi bulabiliyor bu da sinirlerinize hakim olmanızı gerektirebilir.Ne kadar güçlü olsanız bile tek başınıza gezmemek’de fayda var çünkü tek bir muhrip çevrenizde dolaşarak torpidoları sayesinde sizi batırabilir.Tavsiyem yanınıza bir kruvazör alın ve birlikte  güçlü bir ateş hattı oluşturun.

Uçak Gemileri

Benim oynarken en zevk aldığım gemi sınıfıdır.Uçakları sayesinde harita kontrolü sağlayabilir ve oyunun gidişatını değiştirebilirsiniz.Başlıca 3 tip uçak sınıfı var bunlar;bombardıman uçakları,torpido uçakları ve avcı uçakları.Uçaklar sayesinde hem gözcülük yapabilir hem de karşı takımın gemilerine ve uçaklarına hasar verebilirsiniz.Uçak gemisi kullanıyorken öncelikli olarak kendinize güvenli bir yer bulmalı veya durmadan hareket halinde olup gizli kalmaya çalışmalısınız eğer karşı taraftan bir gemi sizi bulursa pek bir şansınız kalmıyor.

Gelişim ve Para sistemi 

Oyunda bir gemi ile oynadıkça o gemiden DP kazanıyorsunuz ve bu DP’ler sayesinde geminizin seviyesini geliştirebiliyorsunuz.Başta dediğim gibi yüksek seviye gemiler için oldukça vakit ve emek harcamanız gerekiyor.DP yanında geminizin parçalarını geliştirmek için kredi denilen para birimi var ve oynadıkça size kredi veriyor.Ben premium hesap istiyorum diyorsanız belli bir ücret ödemeniz gerekiyor.Seviyeniz yükseldikçe oyun tarzınıza göre kaptanın ve geminin yükseltmelerini yapmayı unutmayın.Sancaklar ve kamuflajların belli bir kullanım süresi oluyor ama merak etmeyin oyun oynadıkça size verdiği sandıklar sayesinde envanterinizi yeniden doldura biliyorsunuz.

Oynayış ve Eğitim

Oyunun ilk 3.seviyesine kadar karşınızda botlar oluyor ve onlara karşı savaşıyorsunuz.Sonraki seviyelerde “Rastgele Savaş” özelliği açılıyor ve gerçek oyunculara karşı mücadele veriyor ve son seviyede ise “Ekip Savaşları” açılıyor ve oynamaktan zevk aldığınız kişilerle beraber oynayabiliyorsunuz.

Oyunun kendi sitesinde bulunan  eğitim videolarını izleyerek de oyunu öğrenebilirsiniz.Videolar ingilizce ama merak etmeyin türkçe alt yazıları da mevcut.

Minimum Sistem Gereksinimleri

İşletim Sistemi:Windows XP x86/Vista x86

İşlemci(CPU):Core2Duo 2.7 GHz (Core2Duo E6750),AMD Athlon II 3 GHz X2 250 (Athlon II X2 250),Mobile Intel Core i3 

Aktif bellek(RAM):2GB(entegre GPU bulunan sistemler için 2.5GB)

Ekran kartı(GPU):Nvidia GeForce 8800GT/9600GT,IntelHD 4000,GeForce 620M,AMD Radeon HD 4650

Son olarak oyunun tanıtım videosu;