Büyük Savaş 1. Bölüm: Giriş

Hikayedeki tüm yerler ve olaylar hayal ürünüdür. Aynı şekilde karakterlerin kişilikleri de hayal ürünüdür.
Bilmediğiniz bir dünya’da, bilinmeyen bir zamanda, 3 krallık vardı. Krallıklardan birini Özgür isimli bir kral yönetiyordu. Kendisi, bölgede en fazla yere sahip olan kraldı. vardı. İkinci karallığın kralı Kayra’ydı. Kendisi, en az bölgeye sahipti fakat insanları onu çok seviyordu. Ve üçüncü krallığın kralı Ali’ydi. Bu 3 krallık, aralarında kapışırlardı. Büyük savaş hiç bitmememişti. Fakat son yüzyılda, herhangi bir savaş yaşanmamıştı. Fakat büyük savaş, yakındı…
Her kralın kendi lordları vardı. Özgür’ün 3, Kayra’nın 4, ve Ali’nin 2. Özgür’ün lordları Osman, Miraç ve Hüseyin’di. Fakat Osman, biraz daha uzundu. Fakat fark edilmiyordu bile. Kayra’nın lordları Özgür, Yusuf, Yiğit ve Vagif’ti. Kayra, bazılarının arkasından iş çevirdiğini hissediyordu. Ali’nin lordları ise Reşit ve Doğukan’dı. Özgür’ün krallığına Savaşçılar deniyordu. Az adamları olmasına rağmen adamları çok güçlüydü. Kayra’nın krallığına Kurnazlar, deniyordu. Kendileri, stratejik düşünme konusunda başarılılılardı. Ve Ali’nin krallığına ise Avcılar deniyordu. Kendileri, gizli ilerlerlerdi.
Kayra
Sıcak bir gündü. Kıştan yeni çıkılmıştı. Güneş, kendini hissettiriyordu bulutların arasından. Kalede büyük bir huzur vardı. Herkes yapması gerekeni yapıyordu. Hiçbir sorun yoktu. Taa ki, kapıdaki nöbetçilerden biri bağırana kadar:
-Lordumuz geliyor!
Kayra, lordlarından Yusuf ve Vagif’i bir araştırma görevine yollamıştı. Onlar geliyor olmalıydı. Odasının penceresinden izliyordu. Arkasında diğer lordları Özgür ve Yiğit vardı. Yiğit sordu:
-Diğer lordlarımız mı geliyor kralım?
-Evet. Fakat sizden bir şey isteyeceğim. Özgür hemen atladı:
-Buyrun kralım.
-Beni aldattıklarını düşünüyorum. Güvenebileceğim lordlar sizsiniz. Avcılar’ın kralına bir mesaj iletmeliyim. Eğer Savaşçılar bir savaş çıkarırsa, gücümüz yetmeyebilir. Sizden biri, onlardan biri ile Avcılar’ın kalesine gidecek. Hanginiz daha hızlı?
-Yiğit’in daha hızlı gideceğini düşünüyorum kralım. Eğer o da kabul ederse.
-Yiğit. Dediğim gibi, Yusuf ile git. Ve neler çevirdiklerini öğren.
-Emredersiniz. Hazırlanmaya başlayayım mı?
-Evet, başla. 2 gün içerisinde yola çıkacaksınız. Gidebilirsin.
Yiğit, kralın odasını terk etti. Kayra, Özgür’e döndü:
-Bana sadık olduğunu biliyorum. Sence, Yiğit de bana sadık mı?
-Öyle gözüküyor kralım. Sizden hep övgü ile bahsediyor. Ve sizi hep anıyor. Bu arada, lordlarınızı karşılamayacak mısınız?
-Karşılayalım, dedi Kayra ve önde kendisi, arkasında Özgür, dışarı çıktılar. Lordlar kapıya kadar gelmişti. Kayra sordu:
-Ne buldunuz?
-Orayı yağmaladık, dedi Yusuf. Kamp, tamamen temizlendi. Fakat bilgi edinemedik. Savaşçılar’ın ne yapacağı bilinmiyor.
-Sen de aynılarını mı gördün Vagif?
-Evet, kralım.
-Güzel. Sen gidebilirsin Vagif. Yusuf, 2 gün içerisinde Yiğit ile birlikte Avcılar’ın kalesine gideceksiniz. Onlara bir mesaj iletmelisiniz. Senin için uygun mudur?
-Elbette, kralım.
-Tamamdır, o zaman.
-Başka bir isteğiniz, diye sorar Yusuf. Ve o sırada, kalenin pencerelirinin birinden bir kuzgun çıkar. Ayağında bir mesaj vardır. Sadece Yusuf görür. Ve hiçbir şey söylemez.
-Hayır, yok Yusuf. Dinlenebilirsin.
Yusuf’un da kalenin içine girmesiyle Özgür, Kayra’ya sorar:
-Sizce kim için çalışıyorlar kralım?
-Savaşçılar. Onları her yerde tanırım. Özgür, bir şeyler yapmalıyız. Anlıyor musun?
-Anlıyorum, kralım. Ne yapmamız gerek?
-Yapabileceğimiz tek şey, Avcılar’ın bize yardım etmesi için dua etmek. Onlar, bizim tek umudumuz.
Özgür
Savaşçılar için sıradan bir gündür. Özgür için, daha da sıradan. Oğlu ile eğitim yapıyorlardır. Fakat oğlu, yanlış bir darbe yapar, ve Özgür onun elini kanatır. Ardından bağırır:
-Sana böyle mi öğrettim oğlum? Eğer benim yerimde düşman olsaydı çoktan ölmüştün.
-Bunu neden yapıyoruz ki? Neden son zamanlarda eğitimlerimiz arttı?
-Çünkü, bir savaş açmayı planlıyoruz. Yüzyıllar önce, bu toprakların tamamı bize aitti. Atalarına aitti. Ve bunu geri getireceğiz. Ajanlarımız bize mesajlar gönderecektir. Sabırlı olmalıyız. Savaş, çok farklıdır. Savaş başlaması demek, her şeyin sonu olabilir. Şimdi, eğitime devam!
-Ama elim kanıyor, nasıl kılıç sallayabilirim?
-Sana savaşmaya devam et dedim! Savaşa girer girmez ölmek mi istiyorsun?
O sırada, Özgür kendilerine gelen bir şey görür. Çok uzaktadır. Hemen bir adamına seslenir:
-Şuraya bakın! Ne görüyorsunuz?
-Bu, bu bir kuzgun. Ve elinde de bir mesaj var.
Özgür, oğluna döner:
-İşte, beklediğimiz an geldi. Ajanlarımızın biri bize mesaj gönderdi. Gelmesi biraz uzun sürecek. Fakat sorun değil, öyle değil mi? Devam edelim.

Büyük Savaş 1. Bölüm: Giriş için 6 yanıt

  1. GhostWarrior 19 Mayıs 2017 tarihinde dedi

    Eline sağlık kayra

  2. fulmetall 19 Mayıs 2017 tarihinde dedi

    mükemmel olmuş eline sağlık

  3. güzel olmuş ellerine sağlık çok iyi bir hayal gücün var kayra

  4. OzgurLog 20 Mayıs 2017 tarihinde dedi

    Eline sağlık. 🙂 İsimler karışıyor sadece. 2 tane Özgür olması ileride sıkıntı çıkartabilir. Sıfatları başa ekleyerek kullanırsak daha anlaşılır olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla